miRC-StaR|Güncel-Haberler

mIRC-Star|mirc,mırc,düz mirc indir,mirc sohbet,mirc dowland,mirc script

“Beni kışkırttı, benzini döküp yaktım”

Çorum’da 16 yaşındaki kızı sokak ortasında benzin döküp yakan zanlının duruşmada anlattıkları tüyler ürpertti. Mahkemenin görevlendirdiği avukatı bile zanlının anlattıklarına dayanamadı.

 

Çorum’da aşkına karşılık vermeyen 16 yaşındaki Nilgün Erkmen’i sokak ortasında benzin döküp yakarak ölümüne neden olmak suçlamasıyla ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle tutuklu yargılanan 19 yaşındaki Osman Karakuş, ilk duruşmada “Yanımda benzin götürmüştüm. ‘Yapamazsın’ dedi. Beni sürekli kışkırttı, tahrik etti. Ben de benzini döküp yaktım” dedi.
 
Olay geçen Mayıs ayında meydana geldi. İşsiz olan Osman Karakuş, Mehmetçik Lisesi 1′inci sınıf öğrencisi olan Nilgün Erkmen’e arkadaşlık teklif etti. Ancak genç kız, bu teklifi kabul etmedi. Bir gün mirc yükle sonra okula giden Erkmen’in önünü kesen Karakuş, yanında getirdiği pet şişe içindeki benzini liseli kızın üzerine dökerek onu ateşe verdi. Sokak ortasında alevler içinde kalan Nilgün Erkmen’e çevredekiler müdahale etti. Ağır yaralanan Erkmen, çağrılan ambulansla Çorum Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Başında ve göğüs bölgesinde yanıklar oluşan Nilgün Erkmen, hayati tehlikesi bulunduğu için yanık servisi olan Samsun Mehmet Aydın Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Olayın ardından kaçan Osman Karakuş yakalandı. Karakuş, çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hastanede tedavi altında tutulan Nilgün Erkmen ise olaydan 9 gün sonra yaşamını yitirdi.
AVUKAT ‘OLAYI GÖRDÜM DİYEREK ÇEKİLDİ’

‘Canavarca hisle tasarlayarak adam öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle yargılanan mirc indir  Osman Karakuş’un bugün Çorum Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya Nilgün Erkmen’in ve Osman Karakuş’un ailesinden hiç kimse katılmadı. Duruşmayı sadece gazeteciler izledi. Duruşma öncesinde Çorum Barosu tarafından kanun gereğince sanığa avukat olarak Adem İşli görevlendirildi. Ancak İşli, olaya şahit olduğunu belirterek, “Avukatlık yapmak için içim elvermiyor” diyerek baroya çekilme başvurusunda bulundu. Bunun üzerine Çorum Barosu, Karakuş için avukat Mustafa Pek’i görevlendirdi.
 
‘YAPAMAZSIN’ DEDİ YAPTIM
Nilgün Erkmen ile daha önceden tanıştığını ve bir süre arkadaşlık kurduğunu anlatan Osman Karakuş, kendisiyle sürekli olarak ayrılıp barıştıklarını ileri sürdü. Erkmen ile tekrar arkadaş olmak istediğini ancak onun bu teklifi kabul etmediğini söyleyen sanık Osman Karakuş, şunları söyledi: “Arkadaşımın motosikletinin benzini bitmişti. Onun için benzin almıştım. Sabahta Nilgün’ü bekledim. Sadece konuşmak için gitmiştim. Benzin de arkadaşıma götürmek için yanımda bulunuyordu. Bir süre konuştuk. Benim ona karşı davranış bozukluğum olmadı. Bana hakaretler etmeye başladı. Yüksek sesle bağırmaya başladı. Susmasını söyledim, susmadı. Yanımdaki benzini gösterdim. Yakarım seni dedim. ‘Yakamazsın, yapamazsın. Yaşamaktan bıktım. Yaksan ne, yakmasan ne olur’ dedi. Bunun üzerine ‘Bu su değil, benzin’ dedim. ‘Elinden geleni ardına koyma. Zorlama seninle arkadaş olmak istemiyorum’ şeklinde sözler etti. Beni sürekli tahrik edip, kışkırttı. Ben de sinirlendim. Benzini döküp yaktım. Korkutmak istemiştim. Öldürme niyetim yoktu. Çok pişmanım.”
HAKİM MESAJLARI OKUDU
Osman Karakuş, mahkeme heyetinin sorusu üzerine genç kıza hiç küfür ve hakaret içerikli mesaj göndermediğini söyledi. Mahkeme Başkanı mirc Hüseyin Turgut Bayraktar, sanığın Nilgün Erkmen’e olaydan önce hakaret içeren 11 ayrı mesaj attığını ifade ederek, “Bak bir tanesinde ‘G.., a….’ demişsin. Bunda hiç hakaret yok öyle mi?” dedi. Sanık Karakuş, Hakim Bayraktar’ın bu sözleri üzerine “O da bana hakaret ve küfür içerikli mesajlar atıyordu. O yüzden yazdım” dedi.
 
BAŞINA SİLAH DAYAMIŞ
Nilgün Erkmen’in arkadaşı 16 yaşındaki S.A. ise duruşmada tanık olarak dinlendi. Nilgün ile yakın arkadaş olduklarını söyleyen genç kız, “Nilgün ile Osman bir süre arkadaşlık kurmuşlardı. Nilgün tekrar arkadaş olmak istemiyordu. Osman’ın hal ve hareketlerini beğenmediğini söylüyordu. Olaydan önce Nilgün’ün başına silah dayayıp onu tehdit etmişti. Nilgün, bana Osman’ın ‘İntikamımı alacağım, bugünlerini iyi yaşa’ yazılı mesajını gösterdi” diye konuştu.
 
Mahkeme heyeti, Osman Karakuş’un tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Caz yeşili İstanbul’da..

İstanbul bu yaz yine caz yeşili, yonca beyazı! Garanti’nin desteğiyle, cazın ustaları cazseverler için İstanbul’da!

İKSV tarafından bu yıl 13. kez Garanti sponsorluğunda düzenlenen 17. Uluslararası İstanbul Caz Festivali, 1–20 Temmuz tarihleri mirc indir  arasında gerçekleştirilecek.

17. Uluslararası İstanbul Caz Festivali, 50′nin üzerinde konser, 300′ü aşkın yerli ve yabancı sanatçıyla yine İstanbul’u bir caz kentine dönüştürmeye hazırlanıyor. Şehrin çeşitli mekânlarına yayılacak  mirc yükle Uluslararası İstanbul Caz Festivali konserlerine bu yıl, Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi‘nin yanı sıra Arkeoloji Müzesi, Aya İrini Müzesi, İstanbul Modern, İstinyePark, Salon, Sepetçiler Kasrı ve The Marmara Esma Sultan ev sahipliği yapacak.

İstanbul Caz Festivali’nin bu yılki yeniliklerinden mirc  biri festivalin ilk hafta sonu gerçekleşecek Tünel Şenliği olacak. Festival kapsamında 3 Temmuz Cumartesi günü gerçekleştirilecek Tünel Şenliği’nde, Tünel ve Galata meydanlarında kurulacak ana sahnelerin yanı sıra bölgedeki birçok farklı mekândaki etkinliklerle, “festival içinde festival” geç saatlere kadar devam edecek. Festivalin gelenekselleşen etkinlikleri Caz Vapuru ve Sokak Konserleri bu yıl da caz coşkusunu İstanbul sokaklarına taşımaya devam edecek.

17. Uluslararası İstanbul Caz Festivali 1 Temmuz Perşembe akşamı The Marmara Esma Sultan‘da gerçekleştirilecek açılış töreni ve konseriyle başlıyor. Uluslararası İstanbul Caz Festivali’nin biletleri, 15 Mayıs Cumartesi gününden itibaren Biletix satış kanalları ile İKSV binasında (Sadi Konuralp Cad. No:5 Şişhane) satışa sunuldu.

Erdoğan PKK’nın destekçisini ilan etti!

Başbakan Erdoğan, MHP lideri Bahçeli’ye sert eleştiriler yöneltti. Terör saldırıları sonrası erken seçim ve OHAL isteyen Bahçeli’yi fırsatçılıkla suçladı.

Erdoğan, terör örgütü PKK ve Ergenekon’un işbirliği içinde olduğunu ileri sürerek, “Ama örgütün desteğinin sadece uluslar arası sınırda kalmadığını, içerden de destek aldığını hatta içerdeki kimi örgütlerle çetelerle işbirliği içinde olduğunu bazı iddianameler ortaya konuyor. Ergenekon iddianamesinde buyurun bunları görüyoruz dedi.

Erdoğan yakın bir zamanda liderleri terör konusunda görüşmek üzere davet edeceğini söylerken “Bakalım kimler gelecek” dedi. Açılım sürecinin devam edeceğinin altını bir kez daha çizen Erdoğan, inkar politikalarını yok saydıklarına dikkat çekti ve “Habur’dan gelenleri hükümet mi tutukladı? KCK yargılamasını hükümet mi yaptı?” diye sordu..

Obama ile yaptığı görüşmeyi farklı şekilde yansıtan bazı gazeteler de hedefteydi. Erdoğan, bunları teröre yataklık yapmakla suçlarken, “Bunları söylemek gerilimse kusura bakmasınlar ben gerilimden yanayım. Kimse bizden sululuk beklemesin.” dedi.

Başbakan Erdoğan partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin konuları değerlendirdi.

BAHÇELİ’YE FIRSATÇILIK SUÇLAMASI

Terörle mücadele milli meseledir. Terörle mücadelede yegane sorumluluk iktidtara ait değildir. Muhalefet ve medya da sorumludur. Türkiye 26 yıldır her hükümet bu soruna muhatap oldu. Ancak köklü ve cesur tedbirler alınamadığı için bitirilemedi. Şemdinli şehitleri toprağa verilmeden hiç yeri ve zamanı değilken erken seçim istenmesi ve OHAL çağrısının yapılması en hafif ifadesiyle fırsatçılıktır.

NASIL SİYASİ ÇIKAR SAĞLARIM MÜCADELESİ

Böyle zamanlarda dosta düşmana karşı birlik ve bütünlük ruhu daha da yüceltilmesi gerekirken, tam tersine, ‘buradan nasıl bir siyasi fayda elde edebilirim, buradan kendi partime, kendi siyasi görüşüme nasıl bir çıkar sağlarım’ mücadelesi başlatıldı. Bizim söylemlerimizi eleştirenler lütfen kendi üsluplarına baksınlar. Şu grup konuşmalarındaki konulara baksınlar, iğneyi kendilerine çuvaldızı başkasına batırsınlar.

ERGENEKON VE PKK İTTİFAKI

Bizim terör örgütünü taşeron olarak nitelendirmemizden ne hikmettir bilinmez bazıları rahatsız oldu. Demek ki taşeron olarak kabul etmiyorlar, herhalde bildikleri bir şey var. Bu taşeron polemiği adeta terör örgütünü temize çıkarmak noktasına götürüldü. Bir örgütün dışarıdan finans yardımı almadan ayakta durabilmesi, silah alabilmesi mümkün değildir. biz bu noktada gerekeni çok yoğun şekilde yapıyoruz. Ama örgütün desteğinin sadece uluslar arası sınırda kalmadığını, içerden de destek aldığını hatta içerdeki kimi örgütlerle çetelerle işbirliği içinde olduğunu bazı iddianameler ortaya konuyor. Ergenekon iddianamesinde buyurun bunları görüyoruz.

ASIRLARA UZANAN SORUN BİR GECEDE ÇÖZÜLMEZ

AK Parti buralara çetelerin, hukuk dışı örgütlenmelerin kirli tezgahlarıyla gelmedi, onlara rağmen geldi. Ak Parti buralara manşetlerle gelmedi manşetlere rağmen geldi. Ak Parti hayır dualarıyla yola çıktı, yoluna milletle birlikte devam etti. Paket açılınca bir gecede çözümü bekleyenler var. İşte onlar hayal kırıklığı yaşıyorlar. Asırlara uzanan meseleyi bir kaç yasal düzenlemeyle çözemezsiniz. Bu sorunlar kökü derinlerde olan sorunlardır. İnkar politikalarına son verdik. Bu ülkede tek başına bile açılımın yüzde 80 başarı ile ulaşması anlamına geliyor. Zihniyet devrimidir.

HABUR’DAN GELENLERİ HÜKÜMET Mİ TUTUKLATTI?

Statükocu anlaşıylar tarihe gömüldüğü için eleştiriyorlar. Baskıcı anlayışlar tarih oluyor. İyi niyetli eleşktirileri elbette değerlendiriyoruz. Sorunun parçası olanlar kötü niyetli olursa elbette süreç arzu edilen hızda ilerleyemez. DTP’yi AK Parti mi kapattı?

BDP’NİN KABAHATİ YOK MU?

DTP kendini kapattırmak için elinden ne geliyorsa yapmadı mı? Yaptı. Anayasa değişikliğini kim gündeme getirdi? Biz getirdik. Kim karşı çıktı? Bunlar karşı çıktı. Habur’dan gelenleri hükümet mi tutukladı? KCK yargılanmasını hükümet mi yaptı? Zemini hazırlayanların hiç mi kabahati yok mu? Peki belediyeleri örgütün arka bahçesi haline getirenlerin, belediye başkanlarını, örgüt üyelerinin talimatları karşısında hazır ola geçirenlerin, kabahati yok mu? 

SÖZÜMÜZÜ YERE DÜŞÜRMEYECEĞİZ

Gencecik fidanlar toprağa düşmesin dedik. Kimse dışlanmasın istedik. Ama birileri istismar zeminlerinin bozulmasından korktular. Kimse yardım etmese de halkımızın desteği ile bu yolda devam edeceğiz. Hangi engeli yaparsa yapsın biz sözümüzü yere düşürmeyeceğiz. Milletin selameti için kardeşlik için demokratikleşmeye devam edeceğiz.

TÜRKİYE HEP BİRLİKTE OHAL’A KARŞI ÇIKIYOR AZ BİR ŞEY Mİ?

Milletimiz her şeyi görüyor, biliyor. Türkiye bugün hep birlikte OHAL’e karşı çıkıyor. Türkiye bugün kanın durması için sesini yükseltiyor. Türkiye tek yürek halinde terörün karşısına dikiliyor. Bu az şey midir? Bize OHAL kalksın yeter diyenlere cevap veriyorum, OHAL’i Ak Parti iktidarı kaldırmadı mı, söyleyin bakalım. Benim batıdaki kardeşim doğudakini anlamak için çaba sarfediyor. OHAL’i AK Parti kaldırmadı mı? Köylerin boşaltılması, mirc indir  faili meçhuller sorgulanıyor. Az bir şey midir? O Türkçe bilmeyen vatandaşına sen devlet olarak o gün cevap verseydin biz bu günlere gelmezdik. İşte biz bunu yapıyoruz

İSTİSMAR TEZGAHINDAN EKMEK YİYENLER VAR

İnkar politikalarının bu trajedileri ortadan kaldırmadığını tam tersine büyüttüğünü gördük. Elinde çekiç olanlar her şeyi çivi olarak görürler. Biz bu anlayışın tedavülden kalkmasını sağladık. Orta ve uzun mirc vadede Türkiye prangalarından kurtulacaktır. Terörden ve istismar tezgahından ekmek yiyenler var bu ülkede. Kanından beslenenler var dedim nitekim onlar direniyor.

LİDERLERİ DAVET EDECEK

Açılımdan vazgeçersek Türkiye kaybeder biz vazgeçmeyeceğiz. Eyvallah en yakın sürede Başbakan sıfatı ile davetimi yapacağım, bakalım kimler gelecek. Gelenlerle bu konuları görüşelim. Ne gibi katkıları olur dinlemek isterim. Yeter ki kollektif akıl olsun. Sorunların üstüne hep birlikte gidelim. Asla ön yargım yok, hiçbir çekincemiz, kompleksimiz yok. Kimin elinden teklif varsa ona kulak veririz ve söylediklerini dikkate alırız. Türkiye bu meseleyi mirc yükle geride bırakmaktan başka çaremiz yok. Kardeşliğimiz için yüreğini ortaya koyanlar bizim başımızın üstündedir. Kardeşliğe karşı duranları da tarihe ve millete havale ediyorum.

Polis heronlarla teröristin ensesinde!

Emniyet, büyükşehirlerdeki terör olaylarına yönelik havadan teknik takip yapabilmek için ‘Malazgirt’ isimli 2 heron aldı.
Star gazetesinin haberine göre, son dönemlerde mirc indir metropol şehirlerde artan terör eylemleri Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’nı harekete geçirdi. İçişleri Bakanlığı vasıtasıyla Savunma Sanayi Müsteşarlığı’na başvuran Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı, teknik takip için mirc  tamamen yerli üretim olan 2 adet insansız helikopter satın aldı. Jandarma Genel Komutanlığı ise 2 helikopter alımı için sipariş aşamasında.

UYUŞTURUCU BARONLARINA TAKİP

Polis tarafından alınan helikopterler özellikle uyuşturucu çetelerinin takibi ve terör örgütü operasyonlarında kullanılacak. Uyuşturucu baronları havadan saniye saniye takip edilerek operasyon için gerekli tüm bilgiler bu helikopterlerden sağlanacak. Önemli toplumsal olaylarda da havadan takip yapacak helikopter yüksek irtifası ve küçük boyutları mirc yükle nedeniyle takip anında fark edilmesi ise neredeyse imkansız. Helikopterle Türkiye’de düzenlenecek önemli zirvelerde de havadan takip yapacak.

GECE VE GÜNDÜZ KAMERALARI VAR

Elektronik donanımı, yazılımı, tasarımı ve imalatı ile tamamen milli olan Malazgirt Mini İnsansız Helikopter Sistemi, dünya’da ilk olarak TSK tarafından kullanılan mini robot helikopter sistemi ve otopilot sistemine sahip. Yerden kumanda ile yönlendirilen helikopter 20 kilometre menzile ve 3 bin 600 feete yani yaklaşık 1 klometreye kadar yükselebilme kabiliyetine sahip. 90 dakika boyunca havada asılı olarak kalabilen helikopterde termal kamera ve gündüz kamerası bulunuyor.

<
Sohbet